Gece Yolculukları Beni Daraltıyor

Bir çoğunuz gece yolculuğu yapmıştır. En arka köşeye geçersin kulaklıklarını takarsın, hele bir de araba boşsa karamsar duygular sarar dört bir yanını. Dışarıyı izlesen özlem duyarsın,dostlarına,sevdiğine ve yanlış yaptıklarına. Kendini müziğe versen o hareketli müzik dahi yavaşlatır dünyayı. O kadar uzun yol sana bir o kadar daha uzak gelir ama her zaman tahmin ettiğinden daha çabuk biter. Bu kadar uzun ve ağır ilerleyen hayat nasıl olurda kısacık zamanda biter diye düşünürsün,ömür gibi. Sonra müzik listendeki son şarkıda biter, kulaklıklar kulağında insanları dinlersin. Onlar seni bambaşka bir yerde sanarken sen aslında tam olarak oradasındır,hemen arkalarında. Ölümde böyle değilimidir senden çok uzakta bambaşka bir yerdeyken aslında hemen arkandadır. Ansızın öleceğini bilirsin ama hiç ölmeyecek gibi yaşarsın. Bu bildiklerine sırt çevirmekten başka ne olabilir ki ?
Okumaya devam et

Reklamlar

Suya Bakmak Susuzluğu Gidermez (Harekete Geç)

Bir çölde olduğunu düşün yanında ne içecek var ne de yiyecek. Güneş tepede, hava o kadar sıcak ki sağda solda sıcaklığa dayanamayan ölü hayvanlar var. Boğazın o kadar kurumuş ki nefes almakta dahi güçlük çekiyorsun,ama yılmadan yürüyorsun. Kendine bir kaynak bulma ümidi ile saatlerce yürüyorsun. Biraz ileride gözüne bir şey ilişiyor,serap gördüğünü sanıyorsun ama bir umut tüm enerjin ile koşmaya başlıyorsun…
Okumaya devam et

Nietzsche’nin Perspektifinden Pasifleştirilmiş Birey ve Din Olgusu

1200px-nietzsche187a Friedrich Nietzsche 15 Ekim 1844 – 25 Ağustos 1900 yılları arasında yaşamını sürdüren bir filozoftur. Nietzsche’yi diğer filozoflardan ayıran en temel özelliği Platon ile başlayan Descartes’e kadar uzanan dindar düşünürlerin felsefe anlayışlarına reddiye yaparak yeni bir akım ile ortaya çıkmasıdır. Dindar felsefecilere karşı olan fikirlerini ilk kez “Böyle Buyurdu Zerdüşt” adlı eserinde “Tanrı Öldü” başlığı altında yayınladı. Nietzsche’nin burada vermek istediği mesajı yıllarca isteyerek veya istemeyerek anlamamakta ısrarcı olanlar ve ona karşı çıkanlarda oldu şimdi ben burada Nietzsche’nin perspektifinden bakmaya çalışarak, Nietzsche’nin aslında bize aktarmaya çalıştıklarını keşfetmeye çalışacağım.
(Yazı boyunca Nietzsche’den yaptığım alıntılar tam metin olarak verilecektir ama açıklama ve eleştiriler tamamen kendi çıkarımlarım ve fikirlerimdir. Sizden istediğim okuduğunuzda benim fikirlerimi kabul etmeniz değil Nietzsche’nin sözlerinden kendi fikir ve düşüncelerinizi üretmenizdir.)
Okumaya devam et

Hobi İçin Değil Bir Amaç İçin

tools-entrepreneur-e1471029590992

Bu siteyi ilk açma fikri aklıma geldiğinde,güzel ve zevkli bir uğraş olacağını düşünmüştüm. Amacım daha çok üretebilmek ve öğrendiklerimi hiç tanımadığım insanlarla paylaşabilmekti. Hatta belki bir kaç kişinin hayatının gidişatına dokunur ve mutlu olurum diye düşünüyordum fakat bundan bir iki saat önce (gece 1 civarlarında)  yeni bir karar aldım ve aldığım bu karar yeni yılın ilk kararı oldu. Bu sitede hobi için değil bir amaç için yazacağım. Bu kararı vermemin temel nedenlerinden biriside üşengeçliğimden dolayı 2 ay önce bıraktığım yazıp çizme işlerini özlemiş olamam. Tekrar özüme dönme yolunda emin adımlarla ilerlediğimi düşünüyorum bu biraz uykusuzluğa ve baş ağrısına neden oluyor ama olsun,sonu güzel olsun.
Okumaya devam et

Yeni Yıl Yeni Amaçlar ve Yeni Hedefler

 

yeni-bir-sayfa-actim

Eğer insan tembelliğe alıştıysa bir kere bir daha kolay kolay özüne dönemez,çaba sarf etmesi birazda uğraşması gerekir tembelliği bırakmak için. Tembelliğe kolay alışılır ama zor vazgeçilir. Eğer sende bir işe başlamadan önce dur önce saat bir tam olsun öyle başlayayım veya bir programa başlarken dur pazartesi gelsin öyle başlayayım diyenlerden isen hayırlı olsun sende nur topu gibi bir tembelsin. Bu tembellikten kurtulmanın en basit yolu gerçekten yeni bir başlangıç yapabilmektir ve ve tembel insan zihnin yeni başlangıca en müsait olduğu zaman ise yeni yıldır. Tembeller parça parça düşünür ama sonuç bir bütün olsun isterler bundan dolayı yeni başlangıcın en güzel adresi yeni yıldır
Okumaya devam et

Ruhsal Çöküntüden Kurtuluyorum

Olur da eğilip yerden bir sopa alacak olursam, köpeğim önüme düşüyor hemen. Beklenen şey gerçekleşti işte. Köpeğin bir görevi var artık… Görevinin içeriği hakkında kafa yorması gerektiğini hiç düşünmüyor. O an düşünebildiği tek şey, görevini depressionyerine getirmek. O sopayı kapıp getirmek için, mesafeyi dikkate almaksızın, karşısına çıkan her engeli aşarak koşuyor ya da yüzüyor. Sopayı alınca da onu geri getiriyor:Zira görevi sopayı almakla sınırlı değil, onu geri getirmesi de gerekiyor. Buna rağmen, bana yaklaştıkça adımlarını yavaşlatıyor. Sopayı bana verip görevini sona erdirmek istese de, yapması gerekeni yapmaktan, tekrar bekleme konumuna geçecek olmaktan nefret ediyor.”

Okumaya devam et